"http://koha.ekutuphane.gov.tr/"                                                             
Kültür ve Turizm Bakanlığı, kitapseverlerin binlerce kitaba bir tıkla erişebilmesini sağlayan ve dünyada da hızla yayılan "e-kitap" uygulaması için önemli bir adım attı.
Kasım ayı itibarıyla pilot uygulama olarak başlatılan proje kapsamında, 81 il halk ve 19 ilçe halk kütüphanesinde okuyuculara "e-kitap" hizmeti verilmeye başlandı.
Kütüphanelerde halen kullanılan "Koha Kütüphane Otomasyon Sistemi" ile entegre çalışan e-kitap uygulamasıyla okuyucular, zaman ve mekandan bağımsız, 28 temel konu başlığında 17 binden fazla e-kitaba 7 gün 24 saat herhangi bir ücret ödemeden erişebiliyor.
Halk kütüphanelerine üye olmak gerekiyor
Söz konusu pilot uygulamadan Türkiye genelindeki 100 halk kütüphanesine kayıtlı üyeler faydalanabiliyor. Halk kütüphanelerinin toplam üye sayısının yüzde 80'ine karşılık gelen bu üyeler, "http://koha.ekutuphane.gov.tr/" adresinden Türkçe e-kitaplara erişebiliyor.
Çevrimiçi okunabilen, bilgisayar ya da mobil cihazlara süreli olarak ödünç de alınabilen e- kitaplara, telif hakları kapsamında, maksimum 60 sayfaya kadar çıktı alma veya e-posta yoluyla gönderme izni veriliyor. Ayrıca her e-kitap için 60 günlük okuma süresi bulunurken, bu süre bittikten sonra aynı materyal tekrar aynı süreyle ödünç alınabiliyor.
E-kitap hizmetinden faydalanmak isteyen kütüphane üyelerinin, kütüphaneye kayıt oldukları esnada bir kullanıcı adı ve şifre edinmesi gerekiyor.
E-devlet üzerinden de erişime açılacak
Bakanlık, e-kitap hizmetini pilot uygulamanın ardından diğer kütüphanelerde de yaygınlaştırmayı hedefliyor. Daha sonra da e-kitapların "e-devlet" sistemiyle de entegre edilmesi ve buradan da erişime açılması planlanıyor.
Türkiye'nin 81 ilindeki halk kütüphanelerinin yanı sıra üyelerine e-kitap hizmetini veren 19 ilçe halk kütüphanesinin isimleri şöyle:
"Adıyaman Kahta, Amasya Merzifon, Ankara Gölbaşı, Ankara Polatlı, Diyarbakır Ergani, Hatay İskenderun, Hatay Kırıkhan N.Ulviye Civelek, İstanbul Gaziosmanpaşa, İzmir Bornova, Kocaeli Gebze, Kütahya Tavşanlı Zeytinoğlu, Manisa Akhisar Zeynelzade, Manisa Salihli, Manisa Turgutlu, Mardin Kızıltepe, Osmaniye Kadirli, Şanlıurfa Siverek, Tekirdağ Çorlu, Van Erciş ilçe halk kütüphaneleri."
Kaynak: AA

Ümmet’in şu anki durumu kendimize, bize içinde bulunduğumuz durumda yardım edecek ve bizi sonuçta üzen ve endişelendiren şeylerden rahatlatacak bazı önemli ve faydalı şeyleri hatırlatmamızı gerekli kılıyor. Benzer bir devâya aynı şekilde kişisel sorunlar yaşıyorsak da ihtiyaç duyarız. İmtihanların ve dertlerin negatif etkilerini uzaklaştırmanın en geçerli yollarından birisi de ‘Namaz’dır.

Peygamberler ve sâlihler diğer ibadetler içinde namazın yüksek mâkamını anlamış ve üzerlerine dertler çöktüğünde Kuran, Zikir ve Dua ile Namaza sarılmışlardır. Süheyb’den (r.a) sahih olarak rivayet edilmiştir ki:

“Rasulallah (s.a.v) namaz kıldığında bizim duyamayacağımız şeyler fısıldardı ve onlar (Rasuller) kötü bir şey olduğunda veya telaşlandıklarında hemen namaza koşarmışlar.” [1]
Ahmed bin Hanbel ayrıca Müsned’inde yazdığı sahih bir rivayette Ali (r.a) Bedir Günü (savaştan sonra) demiştir ki:
“Kendimize baktım ve herkesin uyuduğunu gördüm. Sadece Allah Rasulu (s.a.v) bir ağacın altında namaz kılıyordu”[2]
Abdullah ibn Mes’ud (r.a) ayrıca rivayet eder ki; Rasulallah (s.a.v), ordular Bedir günü çarpıştıklarında Allah’a (s.v.t) yalvarıyordu. Rasulallah (s.a.v) durdu ve ben onun gibi Rabb’e (s.v.t) yalvaran hiç görmedim. O (s.a.v) “Ey Rabbim! Vaadini gerçekleştirmen için sana yalvarıyorum!” diyordu.[3]
Imam Buhari de (rahimehullah) Ummu Seleme’den (r.anha) aktarır ki: Rasulallah (s.a.v) bir gece uyandı ve dedi ki “Subhanallah! Ne büyük üzüntüler çöktü bu gece! Fakat ne büyük hazineler de açıldı aynı zamanda! Bu dünyada elbiseli birisi ahirette çıplak kalabilir”.[4] İbn Hacer (rahimehullah) bu rivayeti şöyle yorumlamıştır: “Bu rivayette bize eğer yakın bir kötülükten korkuyorsak hemen namaz kılmamız tavsiye ediliyor aynı ayette de denildiği gibi “sabır ve namaz ile yardım dileyin” (Bakara 45) buyuruluyor. Ve ayrıca Rasulallah (s.a.v) bir sebepten ötürü daraldığında hemen namaza durur ve kötü bir rüya görene de aynısını tavsiye ederdi.[5]
Daha da ötesi Abdullah bin el-Nadr (rahimehullah) demiştir ki, “Babam Enes bin Mâlik (rahimehullah) zamanında bir karanlık çökmüştü. Enes’e (r.a) geldim ve dedim ki “Ebu Hamza, böyle bir şey Rasulallah (s.a.v) zamanında sana olmuş muydu? Dedi ki, Allah’a (s.v.t) sığınırım. Eğer bir fırtına çıksaydı acaba Kıyamet mi geldi diye hemen mescide koşardı” [6]
Ayrıca rivayet edilmiştir ki İbn Abbas (r.a) yolculuktayken ona kardeşinin ölüm haberi ulaştı. Haberi alınca dedi ki “Elbette ki biz Allah’a aitiz ve ona döneceğiz” ve sonra yolun kenarına gelerek iki rekat namaz kıldı ve bineğinin yanına gelirken “Sabır ve namaz ile yardım dileyin” ayetini okudu. Bu ve bunun gibi rivayetlerden ötürü muteber alimler eğer bir kişinin başına kötü bir olay geldiğinde hemen 2 rekat namaz kılmasını tavsiye etmişlerdir. [8]
İşte bu yüzden Namaz, Dua ve Kuran kiraati imtihan ve bela zamanlarında metanetin korunmasi için en önemli yapılacak şeylerdendir. Çünkü bu ibadetler kişiyi huşu içinde Allah’a (s.v.t) yakın hissettir ve Allah’tan da (s.v.t) özel bir karşılık ve koruma gelmesine layık olur. Maalesef ki bir çok insan bu sünneti bilmemekte ve hatta namaz kılmak böyle zor imtihanlar zamanında zihinleri dağınık olduğundan ötürü onlar için yapılacak işlerde en son sıralarda gelmektedir! Sadece içten bir niyetle Allah’a (s.v.t) dönmeyi deneseler bunun hiç de sandıkları gibi olmadıklarını göreceklerdir.
İster ümmetin şu zamandaki sıkıntı ve imtihanlarından ötürü ağırlık hissediyor olun, ister kişisel sorunlarınızdan acı çekiyor olun, namaz kılın. Çünkü orada sizi hayatın zorluklarından ve sıkıntılarından kurtaracak gizli bir sığınak vardır. Gelin Rasulallah’ın (s.a.v) şu sünnetini unutmayalım:
“Büyük fitnelerin olduğu zamanlarda ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir.” [9]
Allah en iyi bilendir.
Kaynaklar:
[1] Reported by Aḥmad in al-Musnad (4/333)
[2] Ibid (1/125)
[3] Al-Sunan al-Kubrā (6/155)
[4] Al-Bukhāri (115)
[5] Fatḥ al-Bāri (1/211)
[6] Abū Dāwūd (1196)
[7] Shu’ab al-Imān by al-Bayhaqi (7/114)
[8] Cf. Al-Furū’ by Ibn Mufliḥ (2/285)
[9] Muslim (2948)
idealmuslimah.com’dan alınarak tarafımızdan Türkçe’ye çevrilmiştir.



| Copyright © 2013 İNŞİRAH HABER